Alüminyum Cüruf Giderici Akışkanının cüruf giderme kabiliyeti, eriyik içindeki oksitlenmiş kalıntıların akışkan tarafından adsorbe edilmesi ve çözünmesi ile akışkan ve eriyik arasındaki kimyasal etkileşime bağlıdır.

Alüminyum Cüruf Oluşturucu Akı
Oksit kalıntıları erimiş alüminyum tarafından ıslatılmadığından, ikisi arasındaki arayüzey gerilimi oldukça yüksektir. Alüminyum Cüruf Giderici Akı ise oksit kalıntıları tarafından ıslatıldığından, ikisi arasındaki arayüzey gerilimi nispeten düşüktür. Akı, eriyikteki oksitlenmiş kalıntıları emdikten sonra, sistemin yüzey serbest enerjisini azaltabilir. Bu nedenle akı, oksitlenmiş kalıntıları otomatik olarak adsorbe etme özelliğine sahiptir; buna akının arıtma özelliği denir. Bu adsorpsiyon, akı ile cüruf gideriminin ana nedenidir. Açıkça görülüyor ki, akı ile metalik olmayan kalıntılar arasındaki yüzey gerilimi ne kadar düşükse, akı ile erimiş alüminyum arasındaki yüzey gerilimi o kadar yüksek olur; erimiş alüminyum ile metalik olmayan kalıntılar arasındaki yüzey gerilimi ne kadar yüksekse, akının adsorpsiyonu o kadar iyi olur ve cüruf giderme etkisi o kadar artar.
Şunun çözücü etkisi: akılar Oksit üzerindeki etki, akışkanın yapısına bağlı olarak belirlenir. Genel olarak, akışkanın moleküler yapısı bazı oksitlerin moleküler yapısına benzediğinde veya kimyasal özellikleri benzer olduğunda, belirli bir sıcaklıkta karşılıklı çözünme meydana gelebilir. Örneğin, A1203 ve Na3AIF6 ile aynı katyona sahip Mg0 ve MgCl2 arasında belirli bir karşılıklı çözünürlük vardır.
AlF ve AlCl adlı gaz halindeki ürünler alüminyumda çözünmez. Kabarcıklar metal oksidin sınırında biriktiğinde, oksit tabakasının metalden ayrılmasını kolaylaştırır ve oksit tabakasını akı maddesine aktarır. Aynı zamanda, kabarcıklar yüzdürme ve cüruf giderme etkisi de gösterir. Ayrıca, akışkanın ayrışması sırasında oluşan kabarcıklar, yüzdürme yoluyla bazı kalıntıları da giderebilir.





















