Çevrimiçi Gaz Giderme ve Filtreleme Yoluyla Erimiş Alüminyumun Saflığı

Erimiş alüminyumun saflığı, yani alüminyum eriyikindeki kalıntıların azaltılması, yüksek kaliteli ürünlerin üretiminde çok önemli bir faktördür. Alüminyum alaşımındaki kalıntılar, alaşım yapısını süreksiz hale getirir, ürünün sıkılığını azaltır, korozyona ve çatlaklara neden olur ve nihai ürünün mekanik özelliklerini düşürür.

Erimiş Alüminyum ve Temizlik

Nihai ürünün kullanım amacına bağlı olarak, erimiş alüminyumun temizlik seviyesi farklılık gösterir. Nihai ürünün ne kadar ince olması gerekiyorsa (teneke kutular, ısı emiciler vb.) veya yüksek hassasiyetli şerit folyonun (PS levha tabanı, ayna dekoratif levha vb.) yüzey kalitesi gereksinimleri ne kadar yüksekse, eriyik temizliği için gereksinimler de o kadar yüksek olur. Yeniden eritme işlemi sırasında, fırın yüküne bağlı olarak, hurda, kesim artıkları ve sac malzeme gibi klinker ciddi şekilde oksitlenir ve birçok çeşit metalik olmayan kalıntı içerir. En yaygın olanları alümina tozu, oksit filmi, borürler, magnezyum oksit ve magnezyum klorür gibi metal olmayan oksitlerdir. Belirtilen içeriği aşan kalıntılar, alüminyum alaşımının sürekliliğinin bozulması, gözenek oluşumu veya şeridin kopması gibi çeşitli sorunlara neden olabilir. Alüminyum şeritler PS levha tabanı olarak kullanıldığında, haddeleme sırasında deforme olurlar ve bu kalıntılar nihai ürünün yüzeyinde yaygın kabarcıklar oluşturur. Ayrıca, bazı çok sert katı kalıntılar (örneğin refrakter parçacıkları) haddeleme makinesi silindirinin yüzeyine zarar verebilir, şerit üzerinde tekrarlanan izler bırakabilir ve çatlakların kaynağı haline gelebilir.

Alüminyum eriyikindeki hidrojen, esas olarak alüminyum ile fırın gazındaki su arasındaki yoğun kimyasal reaksiyondan kaynaklanır; bir kısmı ise fırın gazındaki veya havadaki hidrojenden gelir. Hidrojenin alüminyum eriyikindeki yüksek adsorpsiyon çözünürlüğü nedeniyle, bu durum alüminyum eriyiklerinin hidrojeni emmesinin başlıca yoludur. Ayrıca, alüminyum külçeler açık havada depolandığında, havadaki su buharıyla kolayca temas ederek nemi emerler; bu da alüminyum eriyikindeki hava içeriğinin artmasının önemli bir nedenidir. Slab dökümü yapılırken, ortamın su içeriğine ve döküm sıcaklığına dikkat edilmelidir. Çözeltinin sıcaklığı ne kadar yüksekse, erimiş alüminyumdaki hidrojenin çözünürlüğü o kadar artar ve külçenin hidrojen içermesi kaçınılmazdır.

Erimiş Alüminyum ve Temizlik

Alüminyum eriyikindeki hidrojenin etkisi, külçenin katılaşması sırasında gevşeklik, gözenekler ve küçük beyaz lekeler gibi kusurlara yol açabilir. Kütüğün sıcaklığı sıcak haddelemeden tavlamaya kadar önemli ölçüde yükseldiğinde, yukarıda bahsedilen gözenekler kütüğün yüzeyinde kabarcıklar oluşturur ve bu gözenekler haddeleme işlemi sırasında şeridin kenarlarında çatlar. Daha önce de belirtildiği gibi, külçe üretim sürecinde erimiş metalin temizliğini kontrol etmek, üretim sürecinin çok önemli bir parçasıdır. Bu nedenle, alüminyum eriyiği işlemenin farklı aşamalarında erimiş metali işlemek için kullanılan alkaliyi kullanmak gereklidir. Metallerin ve kalıntıların işleme sırası, çevrimiçi gaz giderme sistemi ve filtreleme sistemi, temiz erimiş metal elde etmenin temel şartıdır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir